BİLEMEM
Şu köyde toprağınız var mı deseler
Kemikleri sızlayan köylümü getirseler
Satılan yerleri çocuklarımıza gösterseler
Çocuklar mı utanır, toprak mı utanır bilemem
Toprağımızı alan; bizlere, köyüme düşma
Babası sattı tarlayı, oğlu şimdi oldu pişman
Dereba’dan bir yer de ben yabancıya satsam
Durabilir miyim buralarda bilemem.
Yokluk mu, cahillik mi sattırdı tarlayı
Oda yetmedi sattı tamdaki ineği,danayı
Aldı adam oldu, altına bir taka arabayı
Ölüsünü bu toprak, bağrına basar mı bilemem
Köyümde yetişirdi kavunla salatalık
Toprağı bırakınca, toprak bize yaptı ağalık
Şu güzelim toprağım şimdi dikenlik, çalılık
Köyümde eken biçen kaldı mı bilemem
Toprak ha Keşanbaşı’nda ha yazılarda
Önce onur, gurur olmalı her insanda
Toprak doyurmuyor ya gözler parada
Mezarda toprağa ihtiyaç var mı bilemem.
Hasan’ım bu topraklar bize ata yadigârımız
Gurbete gidilse de sonunda toprağa döneriz
Ekeceğimizi, yakacağımızı topraktan alırız
Toprağın değerini bilir miyiz bilemem.
Reşadiye/12.03.1997
|